Güzel bir öğlen vakti; evde İngiltere Premier Lig'ini izlemektense Turkcell Süper Ligi'ni izleyelim dedik. Mustava ve Dedalus ile buluşup Yenikent'e doğru yola çıktık. Eee İstanbul'un Olimpiyat Stadı varsa Ankara'nın Yenikent Asaş'ı var. Demetevler, Gimat, Batıkent, Eryaman, Etimesgut, Sincan derken bir baktıkki ortada ev falan yok sanayi bölgesi başladı. Neyseki tabelaları güzel koymuşlar birde Ankaraspor'un çığırtkanlıkla taraftar taşıyan otobüsünün peşine takılınca Yenikent'i bulmak pekte zor olmadı. Otobüs Ankaraspor'un biletleri Gimsa marketlerden bedava dağıtılmakta falan diyordu biz mevzu bahis Ankaraspor olunca pekte garipsemedik bu durumu. Yenikent'in içinden geçtik boş arazilerin ötesinde stad göze çarpıyordu. O aralar belediye otobüsü falanda gördüm etrafta gezinen; tabi bazıları Etimesgut, Sincan'dan bedava taraftar getiren otobüslerdi. Sonra bilet almak için gişelere doğru yöneldik; adamların elinde bir tomar bilet; bilet lazım mı diye bize sordular ne kadar dedik 1 lira dediler; tabi fiyat uygun hemen aldık maratondan biletlerimizi. Biraz sonra gişede gördük ki maraton bileti 50 ykr. Yüzde yüz kazık yedik derken sıraya geçtik; elimize forma tutuşturdular. Ben baktım o ara etrafa televizyon filan verseler alcam hemen :) Sonra jandarmalar üzerimizi aradı; ee jandarma bölgesi Yenikent. Beni arayan jandarma bozuk paraları görünce bunları git sakla bir yere sonra alırsın dedi :) Abi dedim salla gitsin 45 ykr topu topu bide üstüne forma almışız. Turnikelerden rahatça geçtikten sonra bir yer bulup oturduk. 30-35 kadar Denizlispor taraftarı da vardı karşı tribünlerde. Ankaraspor'un muhteşem şarkısı başladı sonra "bozkırlardan gelen yırtıcıyız biz" diyerekten. Yenikent Asaş stadının en güzel yanı Ankarasporlu futbolcuların resimlerinin numaralarla birlikte maraton tribünün arkasına reklam panosu gibi konulması; aradığımız futbolcuyu şıp diye bulduk. Senecky'di kalecisi 2-3 kere baktıydım. Maç sıkıcıydı; Denizlispor 1 puana razı bir oyun sergiledi. İlk yarıda akıllarda kalan tek pozisyon Mehmet Yılmaz'ın topuğuyla havadan gol girişimiydi o da Souleymanou'da eridi. Tribün olarak ise maçın genelinde Denizlispor tribünü daha iyiydi alakasız renklerdeki PAU-CHAT pankartları dikkat çekti. İkinci yarı Ankaraspor daha etkiliydi; tribünlerde Necati'yi görmeye gelen azınsanmayacak kadar seyirci vardı. Keskin Türk zekasının icat ettiği kafaya forma sarıp önüne bileti koyarak güneşten korunma yöntemi bizi mest etti. Bu yarıda Necati'nin bir topu direkten döndü; hemen arkamızda bulunan bir grup Ankaraspor'un şiddetle kazanmasını istiyorlardı. Hemen aldanmayın Ankarasporlu olduklarından değil iddaada 1 vermişler o yüzden. Ulan kupon yatcak hadi bağırın çırpınışları fayda etmedi ve maç başladığı gibi 0-0 bitti. Maçın son anlarında Emre Aşık çift sarıdan atıldı.
9 Ekim 2007 Salı
Ankaraspor - Denizlispor
Güzel bir öğlen vakti; evde İngiltere Premier Lig'ini izlemektense Turkcell Süper Ligi'ni izleyelim dedik. Mustava ve Dedalus ile buluşup Yenikent'e doğru yola çıktık. Eee İstanbul'un Olimpiyat Stadı varsa Ankara'nın Yenikent Asaş'ı var. Demetevler, Gimat, Batıkent, Eryaman, Etimesgut, Sincan derken bir baktıkki ortada ev falan yok sanayi bölgesi başladı. Neyseki tabelaları güzel koymuşlar birde Ankaraspor'un çığırtkanlıkla taraftar taşıyan otobüsünün peşine takılınca Yenikent'i bulmak pekte zor olmadı. Otobüs Ankaraspor'un biletleri Gimsa marketlerden bedava dağıtılmakta falan diyordu biz mevzu bahis Ankaraspor olunca pekte garipsemedik bu durumu. Yenikent'in içinden geçtik boş arazilerin ötesinde stad göze çarpıyordu. O aralar belediye otobüsü falanda gördüm etrafta gezinen; tabi bazıları Etimesgut, Sincan'dan bedava taraftar getiren otobüslerdi. Sonra bilet almak için gişelere doğru yöneldik; adamların elinde bir tomar bilet; bilet lazım mı diye bize sordular ne kadar dedik 1 lira dediler; tabi fiyat uygun hemen aldık maratondan biletlerimizi. Biraz sonra gişede gördük ki maraton bileti 50 ykr. Yüzde yüz kazık yedik derken sıraya geçtik; elimize forma tutuşturdular. Ben baktım o ara etrafa televizyon filan verseler alcam hemen :) Sonra jandarmalar üzerimizi aradı; ee jandarma bölgesi Yenikent. Beni arayan jandarma bozuk paraları görünce bunları git sakla bir yere sonra alırsın dedi :) Abi dedim salla gitsin 45 ykr topu topu bide üstüne forma almışız. Turnikelerden rahatça geçtikten sonra bir yer bulup oturduk. 30-35 kadar Denizlispor taraftarı da vardı karşı tribünlerde. Ankaraspor'un muhteşem şarkısı başladı sonra "bozkırlardan gelen yırtıcıyız biz" diyerekten. Yenikent Asaş stadının en güzel yanı Ankarasporlu futbolcuların resimlerinin numaralarla birlikte maraton tribünün arkasına reklam panosu gibi konulması; aradığımız futbolcuyu şıp diye bulduk. Senecky'di kalecisi 2-3 kere baktıydım. Maç sıkıcıydı; Denizlispor 1 puana razı bir oyun sergiledi. İlk yarıda akıllarda kalan tek pozisyon Mehmet Yılmaz'ın topuğuyla havadan gol girişimiydi o da Souleymanou'da eridi. Tribün olarak ise maçın genelinde Denizlispor tribünü daha iyiydi alakasız renklerdeki PAU-CHAT pankartları dikkat çekti. İkinci yarı Ankaraspor daha etkiliydi; tribünlerde Necati'yi görmeye gelen azınsanmayacak kadar seyirci vardı. Keskin Türk zekasının icat ettiği kafaya forma sarıp önüne bileti koyarak güneşten korunma yöntemi bizi mest etti. Bu yarıda Necati'nin bir topu direkten döndü; hemen arkamızda bulunan bir grup Ankaraspor'un şiddetle kazanmasını istiyorlardı. Hemen aldanmayın Ankarasporlu olduklarından değil iddaada 1 vermişler o yüzden. Ulan kupon yatcak hadi bağırın çırpınışları fayda etmedi ve maç başladığı gibi 0-0 bitti. Maçın son anlarında Emre Aşık çift sarıdan atıldı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder